top of page

Sezgisel Beslenme Nedir? Diyet Döngüsünden Çıkmanın Yolu

  • Yazarın fotoğrafı: Ecem Kuruoglu
    Ecem Kuruoglu
  • 2 Nis
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 gün önce


Sezgisel Beslenme Nedir?


Sezgisel beslenme, popüler katı diyet kurallarından farklı olarak, kişinin bedeninin açlık ve tokluk sinyallerine göre beslenmesini destekleyen bir beslenme yaklaşımıdır. Bu yaklaşımda yalnızca ne yediğiniz değil, besinlerle kurduğunuz ilişki ve yeme davranışınız da önemlidir.


Sezgisel beslenme; kişinin bedeniyle bağlantı kurduğunda, bedenine kulak verdiğinde ne yiyeceğini ve ne kadar tüketeceğini aslında bildiği fikrine dayanır.


Özellikle geçmişte çok sayıda diyet listesi denemiş ve zamanla diyet döngüleri içinde bunaldıysanız, sezgisel beslenme bu döngüden çıkmanın sürdürülebilir bir yolunu sunmaktadır.


Sezgisel beslenme " kontrolsüzlük" değildir. Yeme özgürlüğünü kişinin kendi eline almasıdır. Sezgisel beslenme 1 ayda 5 kilo vermeyi vaad etmez, kısa vadeli çözümler sunmaz. Bunun yerine, uzun süreçli ama kalıcı değişiklik yaratmak isteyen ve besinler ile ilişkisini sağlıklı bir şekilde kurmak isteyen kişiler için idealdir.


Diyet Döngüsü Nedir ve Neden Bu Döngüden Çıkmak Zordur?


Diyet döngüsü, kişinin belirli bir süre diyet yaparak kilo vermesi, diyet sona erdiğinde tekrar kilo alması ve ardından yeniden diyete başlaması durumudur.


diyet döngüsü nedir? kilo alıp verme döngüsü

Bu döngünün içinde olan kişilerin çoğunun elinde aslında birçok diyet listesi vardır. Yani kişi çoğu zaman ne yapması gerektiğini bilir, ancak asıl zorlayıcı olan sürdürülebilirliktir.


Diyet döngüsünden çıkmak zordur çünkü diyet kültürü sürekli olarak kulağımıza şunu fısıldar: “Az yemelisin”, “çok yedin”, “şekeri tamamen kesmelisin".


Bu mesajlar zamanla kişinin yemekle ilişkisini etkiler. Kişi her yemek yediğinde suçluluk hissedebilir ve kendini kısıtlamaya çalışır.


Oysa yeme döngülerinin temelinde çoğu zaman tam da bu suçluluk ve kısıtlama vardır.


Bu nedenle yeni bir diyet listesine başlamak, kişiyi genellikle aynı döngünün içine tekrar sokar. Bu noktada sezgisel beslenme, bu döngüyü kırmak için farklı bir yaklaşım sunar.





Sezgisel Beslenme Kimler İçin Uygundur?


Sezgisel beslenme, ergenlik döneminden ileri yaşlara kadar herkes için uygulanabilir bir yaklaşımdır.


Kilo vermek isteyen bir kişi de, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak isteyen biri de, ya da sadece açlık ve tokluk sinyallerini daha iyi tanımak isteyen kişiler de sezgisel beslenmeden fayda görebilir.


Yapılan çalışmalar, sezgisel beslenmenin yalnızca kilo kaybını değil, aynı zamanda verilen kilonun korunmasını ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülebilir hale gelmesini desteklediğini göstermektedir (Van Dyke & Drinkwater, 2014).


Özellikle sık sık diyete başlayıp bırakan, yemekle ilişkisi zaman zaman zorlaşan ve beslenme sürecinde kendini yargılayan kişiler için sezgisel beslenme danışmanlığı oldukça destekleyici bir yaklaşımdır.





Sezgisel Beslenme Nasıl Uygulanır? Temel Prensipleri


Sezgisel beslenmenin temelinde birkaç ana prensip yer alır:


1- Açken Yemeye İzin Vermek


Sezgisel beslenmede kişi, öncelikle açlık hissini tanımayı öğrenir. Fiziksel açlık sinyallerini fark ederek ne zaman yemek yiyeceğine karar verir.


Sezgisel beslenmede "yasaklı yiyecekler" yoktur. Daha sık tüketilecek besinler veya daha az tüketilebilecek besinler vardır. Kişi ne yemek istediğine karar verir ve istediği her şeyi fiziksel açlık-tokluk sinyallerinin farkındalığıyla yiyebilir.


Bu çoğu zaman danışanlarım için korkutucu duyuluyor fakat gerçekten tüm besinlere yemeye kendinize izin verdiğinizde ve besinleri sezgisel farkındalık ile tükettiğinizde besinler eski cazibesini yitiriyor.



2- Duygusal dürtüler yerine fiziksel ihtiyaçları fark etmek


Stres, sıkıntı ya da kaygı gibi duygularla baş etmek için yeme davranışı ortaya çıkabilir. Bu oldukça insani bir durumdur.

Sezgisel beslenmede amaç, bu duyguları fark etmek ve her duyguda otomatik olarak yeme davranışına yönelmek yerine, farklı baş etme yollarına da alan açmaktır.

Danışanlarımdan en sık duyduğum örnekler arasında, stresli çalışırken atıştırmak ya da akşam saatlerinde “ödül” olarak yemek yemek yer alıyor. Bu farkındalık, sürecin en önemli adımlarından biridir.


3- Açlık ve tokluk sinyalleri ile bağlantı kurmak


Sezgisel beslenmede ne zaman ve ne kadar yemek yenileceği, açlık ve tokluk sinyallerine göre belirlenir. Açlık ve tokluk kademelidir, birden oluşmaz.


  • 1: Çok aç (mide bulantısı, baş dönmesi vb.)

  • 10: Rahatsız edecek kadar tokluk seviyesidir.


Genellikle 3–4 seviyesinde yemek yemeye başlamak ve 6–7 seviyesinde, yani rahat bir tokluk hissinde yemeği durdurmak önerilir.


Sezgisel beslenme açlık-tokluk ölçeği nedir? Nasıl kullanılır?

4- Bedenine saygı göstermek ve kendine şefkatli yaklaşmak


Sezgisel beslenmenin en önemli prensiplerinden biri, bedeni onurlandırmaktır.


Kişinin mevcut bedenini kabul etmesi, ona güvenmesi ve kendine yargısız bir şekilde yaklaşması bu sürecin temelini oluşturur.


Bu yaklaşımda amaç mükemmel olmak değil, bedenle daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişki kurmaktır.


Sezgisel Beslenme Kilo Vermeye Yardımcı Olur mu?


Evet, sezgisel beslenme, kilo verme sürecini de desteklemektedir.


Yapılan çalışmalar, bu yaklaşımın yalnızca kilo kaybını değil, verilen kilonun korunmasını ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının sürdürülebilir hale gelmesini desteklediğini göstermektedir. Aynı zamanda, daha düşük yeme bozukluğu belirtileri ile ilişkili olduğunu göstermektedir.(Van Dyke & Drinkwater, 2014).


Ancak sezgisel beslenmede tek odak noktası tartıdaki rakam değildir.


Bu yaklaşımda;

  • beslenme davranışı

  • bedenle kurulan ilişki

  • besinlerle olan iletişim


zamanla daha dengeli ve sürdürülebilir bir hale gelir.



 
 
 

Yorumlar


© 2026 ECEM KURUOGLU TÜM HAKLARI SAKLIDIR. 
bottom of page